Menu
in

Dünyanın Yeni Trendi: Netball

Türkiye’de sporcu lisanslarının geneline bakıldığında erkek sporcuların, kadınlara nazaran daha fazla olduğunu görebiliriz. Bu bugün böyle olduğu gibi geçmiş yıllarda da hep böyleydi. Netball ise tam da bu sebeple ortaya çıktı; kadınların spora olan ilgilerini artırmak için. Temelde sadece kadınlara yönelik bir spor olan Netball’un, basketbol kadar Hentbol ve Korfball’dan da bir tutam pay aldığını söyleyebiliriz.

Sıkı bir spor tutkunu ve takipçisiyseniz, son yıllarda ana branşlardan yeni jenerasyon sporlarının türetildiğinin farkındasınızdır. Dünyada, bu sporların en iyi örneklerinden olan Basketbol – Jimnastik birleşiminden doğan Slamball ve son dönemlerde özellikle üniversite şampiyonalarında sık sık karşımıza çıkan Basketbol – Futbol ilişkisi olan Korfball’a ilgi gün geçtikçe büyüyor. Basketboldan türetilen Netball’unda sporlar arasında artık gerekli ilgiyi göreceğinden şüphemiz yok.

Netball’un neden kadınlar özelinde olduğu konusunda merakınız devam ediyorsa, tarihçesini sizlere aktarmadan önce küçük bir detayı paylaşmakta fayda var. Netball’un gelişmesinde büyük rolü olan Madame Osterberg Koleji’nin kurucusu Martina Osterberg, koleje öğrenci olarak sadece kadınları kabul ederek, bu sporun ilk temellerini atmıştır.

Bu güzel sporun tarihi 1895 yılında İngiltere’de kadın hakları savunucusu ve aynı zamanda Madame Osterberg Koleji’nin (Beden Eğitimi Öğretmen Koleji) kurucusu olan Martina Osterberg’ın, Amerika’ya ziyaretinden sonra basketbol hakkında edindiği bilgilerden yola çıkarak, okulundaki öğrencilerini basketbolun bir versiyonu olan Netball’la (Net Top) tanıştırması ile başlıyor. Öğrenciler, ilk başta kuralları ve adı belirlenmemiş bu sporu sadece fileli sepetten topu geçirme uğraşı ile basit şekilde oynuyorlardı. Kolej öğretmenlerinden Amerikalı öğretim görevlisi olan Dr. Toles’in öğrencilere basketbolu tanıtması ve bir diğer Amerilalı öğretmen Porter’ın kadın basketbolundan kurallar getirmesiyle sporun kuralları iyice şekillendi. Zamanla Osterberg öğrencileri tarafından ortak kararlarla kurallar değiştirilmiş ve oyun net top olarak belirlendi.

Kuralların belirlenmesi ile beraber ilk resmi müsabakalar kolej sınıfları arasında turnuva şeklinde yapıldı. Düzenli bir hal alan turnuvaların zamanla okullar arasında resmi şampiyonaya dönüşmesi ile Netball, Avrupa’daki okullara yayılmaya başladı. İngiltere’den sonra başta Avustralya ve Yeni Zellanda’da olmak üzere popülerliğini gün geçtikçe arttırdı. 1901 yıllına gelindiğinde ise kuralların resmi olarak basılması Netball’un profesyonel bir spor olma yolunda ilk adımı idi. 1960 yılında Uluslararası Netball Birlikleri Federasyonu (INFA) kuruluşuyla artık profesyonel şampiyonalar ve organizasyonlar düzenlenebilecekti.

Tarihini okurken bile Netball’a karşı başlayan merak duygunuzu hissedebiliyoruz! Hiç zaman kaybetmeden hemen Netball hakkında ilk etapta öğrenmeniz gereken kuralları, oynanış biçimini ve temel bilgileri sizlerle paylaşıyoruz.

Netball Nasıl Oynanır?

İlk etapta basketbolla ayrıştığı en önemli nokta bir takımda 12 kişi bulunmasına rağmen sahada 5 yerine 7 oyuncu yer alıyor. Saha yerleşiminde ise her oyuncunun sorumlu olduğu bölge veya bölgeler vardır. Ancak oyuncuların sorumlu olduğu bölgeler dışında başka bir oyuncunun bölgesine girmesi yasaktır. Durum böyle olunca oyun içerisinde her bölgede verilen birbirinden farklı mücadele ayrı bir seyir zevki yaşatıyor. Buraya kadar kolaymış diyebilirsiniz fakat Netball oyununun birçok spora göre zor olmasının sebebi, top sürmenin ve topu 3 saniyeden fazla elde sahip olmanın yasak olmasıdır. Seri paslar ile sonuca gidebilmek bu oyunun kilit anahtarıdır. Netball bu neden dünya üzerindeki birçok takım sporundan daha yüksek tempoya sahiptir. Sayıların atıldığı çember ise normal basketbol çemberi büyüklüğünde olmasına rağmen arkasında destek alabileceğiniz bir panya veya cam yoktur. Atışlarınızın spor deyimiyle temiz olması gerekir. Oyun 15 dakikalık 4 periyottan oluşur.

Kısa ve önemli bilgilerin ardından Netball sahasına bir göz gezdirelim. Öncelikle Netball sahası ilk bakıldığında KorfBall ve HentBall sahasını andırabilir. Ancak uzunluğu 30.5 metre, genişliği ise 15.25 metredir. Futboldaki “ceza sahası” burada kale alanı olarak isimlendiriliyor. Kale alanının genişliği de 4.95 metredir. Saha 5 bölgeye ayrılmıştır. 5 numaralı bölgede bulunan çemberi, savunma yaptığımız çember olarak kabul edersek; 1 ve 2 numaralı bölgeler hücum bölgeleridir. 3 numaralı bölge orta saha alanındır. Burada oynayan oyuncular hem hücuma hem de savunmaya katılabilirler. 4 ve 5 numaralı bölgelerde savunma bölgesidir.

Oyuncuların pozisyonları ve görevleri neler?

Şutör (Goal Shooter – GS)

Saha içerisinde, 1 ve 2 numaralı bölgede oynayabilir. Genelde rakip kale alanı içinde bulunur. Bu nedenle takımın skor yükünü sırtlayan oyuncudur.

Hücum (Goal Attack – GA)

Şutörden sonra takımın skor yükünü çeken ikinci oyuncudur. Oyun içinde daha şutör paslarıyla besler. 1, 2 ve 3 numaralı bölgelerde oynayabilir.

Kanat Hücum (Wing Attack – WA)

Hücum oyuncularının beslenmesi bu oyuncuya bağlıdır. 2 ve 3 numaralı bölgede kazandığı toplar ve hücuma aktırdığı paslar ile hücum gücünün en kilit isimlerinden biridir.

Orta Saha (Centre – C )

Futboldan da alışık olduğumuz gibi orta saha oyuncusu takımda en çok görevlere sahip oyunculardan biridir. Hücum ile savunma arasındaki bağlantının kurulması ondan sorulur. Pas trafiğinin sağlanmasında önemli role sahiptirler. Rakip takımın kale alanları dışında kalan 2, 3 ve 4 numaralı bölgede oynarlar. Takımın savunma gücüne destek olduğu gibi hücum gücüne de destek olurlar. Oyun içinde görev alabileceği bölge sayısı bakımından en çok efor sarf edilen pozisyonlardan biridir.

Kanat Defans (Wing Deffense – WD)

Karşı takımın kanat hücum oyuncusunu savunmakla sorumludur. Kendi bölgesi olan 3 numara ve takımının savunma sahası olan 2 numaralı bölgede oynayabilirler.

Kale Defans (Goal Deffense – GD) 

Orta saha oyuncusu gibi takım içinde en çok bölgede oynama hakkında sahiptir. Rakip takımın ataklarını kesmek ile görevlidir. Bölge olarak 3, 4 ve 5 numaralı bölgelerden sorumludur.

Kaleci (Goeal Keeper – GK)

İsminden de belli olacağı gibi çemberi koruyan oyunculardır. Rakip takımın forvetlerinin atışlarını engellemek görevleridir. Şutörler gibi iki bölgede oynayabilirler. Birincisi ana sorumlu oldukları bölge olan kale alanı iken savunma hattında da oynayabilirler. Saha planı üzerinde baktığımızda 4 ve 5 numaralı bölgeleri kullanabilirler.

Hepimiz çocukluğumuzdan birçok spor dalına yönelebileceğimiz ülkede yaşıyoruz. Ülkemizde lisanslı sporcular bakımından en çok futbol, basketbol, voleybol ve yüzme ilgi görüyor. Netball Türkiye’de olsa sizce istenilen değer ve ilgiyi görebilir mi? Yorumlarınızı yazımızın altına bekliyoruz…

Son olarak sizi bu keyifli sporun müthiş seyir zevki ile baş başa bırakmadan önce Netball’da düzenlenen şampiyona ve turnuvalar hakkında da bilgilendirelim. Dünya şampiyonası her 4 yılda bir INFA (Uluslararası Netbol Birlikleri Federasyonu) tarafından düzenleniyor. Dünya şampiyonasına 36 ülke katılıyor. Günümüze kadar düzenlenen şampiyonalarda en çok başarıya Avustralya ulaşmıştır. Netball dünya sıralamasına buradan ulaşabilirsiniz. Dünya Şampiyonası sadece A Milli seviyede değil üniversiteler ve genç yaş kategori özelinde de gerçekleşiyor. Bir diğer önemli turnuva da yine ülkelerin katılımıyla gerçekleştirilen ve FAST5 olarak adlandırılan şampiyonadır. Her sene farklı bir ülkenin şehrinde gerçekleştirilen turnuva da bu sefer sahada 7 kişi yerine 5 kişi bulunuyor. Adının “Hızlı 5” olarak belirlenmesinin sebebi oyunun tamamen hızlı hücuma odaklı olmasından kaynaklanıyor. Oyun kurallarında küçük farklılıklar söz konusu olduğu gibi oyuncularda hali ile belli standarlara göre seçiliyor. Yaz ayları hiç etkinlik olmuyor mu diye merak ediyorsanız, Netball’un plaj kategorisi de mevcut. Yaz aylarında yine farklı ülkelerde etap şeklinde düzenlenen turnuva hem kadınlarda hem de erkekler kategorisi mevcut.

Bu keyifli sporun tadını çıkarma vakti geldiğine göre şimdi arkanıza yaslanabilirsiniz. Sizleri 2011 Dünya Netball Şampiyonası Avustralya – Yeni Zelanda finalinin unutulmaz uzatma periyodu ile baş başa bırakıyoruz.

 

Yorum Yazın

Exit mobile version