Menu
in

İstanbul’un Koşu Parkurları

Belgrad Ormanı

İstanbul’un koşması en keyifli parkurudur desek abartmış olmayız herhalde. Bir göl etrafında etrafında 6,5 km. koşmak ya da yürümek inanılmaz büyük keyif ve lüks. İstanbul gibi artık doğal ormanın neredeyse kalmadığı bir şehirde bol oksijen alınabilecek bu yerde en az bir kez koşmalısınız. Üstelik çeşmeler sayesinde koşunuza kısa keyif molaları verebilir, ormanın derinliklerinden gelen buz gibi doğal suyu içebilirsiniz. Düşünsenize, en son ne zaman kaynağından su içebildiğiniz bir yerde koştunuz ki?

Polonezköy Koşu Parkuru

Avrupa Yakasının Belgrad Ormanı varsa Anadolu Yakasının Polonezköy Tabiat Parkı var! Polonezköy herkes için kahvaltı edilip, güzel vakit geçirilecek doğayla iç içe bir yer gibi bilinse de koşu için ideal bir koşu parkuruna da sahipliği yapıyor. Üstelik sadece Anadolu Yakasında oturanların değil, köprüye olan yakınlığı ve ulaşımdaki kolaylığı sayesinde Avrupa yakasında oturanlarında son yıllarda çokça tercih ettiği bir bölge burası.

Maçka Parkı

İstanbul’un tam merkezinde hem koşulabilecek hem de nefes alınabilecek  o kadar az yer varken, altından tünel geçeceği için parkın bir bölümünün kapatılması, doğaseverleri olduğu kadar koşuseverleri de üzen bir haber oldu. Ancak halen açık olan bölümlerinde koşmak, mis gibi doğayı içinize çekmek için geç değil. Üstelik koşunuzun ardından Dolmabahçe sahiline inip, denize karşı sıcacık çayınızı yudumlamanız da yorucu bir koşunun ardından iyi bir ödül olabilir.

Zeytinburnu-Bakırköy Sahili

Bir yanınız İstanbul’un keşmekeşi içinde sıkışmış araçlarla dolu, diğer yanınız tüm bunlara inat yemyeşil ve denizle iç içe. Burası gerçekten size İstanbul’da yaşadığınızı hissettirecek rotalardan biri. Hem şehrin içinde olup hem de dışındaymış gibi hissetmek istiyorsanız ki bir de eviniz bu rotaya yakınsa, kapalı spor salonlarına para vermenize hiç gerek yok. 8km’lik uzun bir parkur arayışında olan herkese bu rotayı tavsiye ederiz.

Bostancı- Feneryolu sahili

Anadolu Yakasında oturanların koşu yapabileceği en güzel rotalardan biri kesinlikle burası. Uzun bir koşu deneyimi sunmasıyla ister işe gitmeden önce isterseniz de hafta sonları koşmak ya da yürüyüş yapmak için burası oldukça ideal. Sahip olduğu özel zemin döşemesi sayesinde bilek ve diz sakatlanmalarını en aza indirgemesi de muhteşem!

Balat

3km’lik kısa bir koşu alanı verse de, tertemiz haliç manzarasını sırtınıza alıp koşmanın keyfi her şeye değiyor. Ayrıca koşunuzun ardından Balat’ın birkaç yıldır değişen çehresiyle açılan harika kafelerinde bir kahve molası verebilir, İstanbul’un mutlaka görülmesi gereken lezzet duraklarından biri olan köfteci Arnavut’un mekanında kendinizi muhteşem köftelerle ödüllendirebilirsiniz.

Ortaköy-Bebek-Sarıyer Sahil Yolu

İstanbul’un en ama en keyifli koşu parkurlarından birindeyiz. Nefis boğaz havası, yorulunca mola verebileceğiniz onlarca mekanıyla burada koşu yapmak için oldukça sebebiniz var! oldukça uzun bir koşu mesafesi sunan parkurda özellikle hafta sonları birçok ünlüyü sizin gibi koşarken görmeniz mümkün.

Balıkçı abilerin oltasından ve insan kalabalığından kaçmak istiyorsanız bu rota için kesinlikle hafta içini tercih etmelisiniz.

Emirgan Korusu

Hafta sonları ve özellikle lale festivali dönemlerinde kapısından girmemenizi tavsiye ederiz. Oldukça kalabalık bir hale gelen koruda bırakın koşmayı yürümek bile imkansız bir hale geliyor. Ancak sabahın erken saatlerinde ve özellikle hafta içi olan günlerde burada koşmanın size büyük zevk vereceğine emin olabilirsiniz.

Yorum Yazın

Exit mobile version