Menu
in ,

Naz Aydemir Akyol’dan Spora Pas Serisi

“1999 yılında Eczacıbaşı altyapısında voleybola “merhaba” dedi. 2003 yılından bu yana 250’den fazla milli forma giydi. Eczacıbaşı ve Fenerbahçe takımlarında forma giyen Naz Aydemir Akyol şu an aktif sporculuk kariyerine Vakıfbank Spor Kulübü’nde devam ediyor. 2012 Londra Olimpiyatları’nda ülkemizi temsil eden voleybol takımında yer alan Naz Aydemir Akyol, A takımlar seviyesinde 8 lig şampiyonluğu yaşadı ve üst üste 8 kez Şampiyonlar Ligi finali oynayarak, 2 Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu kazandı. Bu başarılarının yanında kazandığı sayısız en iyi pasör, en değerli oyuncu ödülleri de öne çıkıyor. “

Bu “CV” aktif sporculuk yaşamına veda eden bir sporcuya ait sanabilirsiniz ama değil! Naz Aydemir Akyol (26) genç yaşına rağmen sportif anlamda birçok başarıyı yakalamış bir isim. Bir sporcunun saha dışında da sosyal sorumluluk alması gerektiğine inanan Naz Aydemir Akyol çok farklı bir işe imza attı ve çocuklar için bir kitap yazdı. Naz’la yeni kitabını konuştuk.

Kitap yazma fikri nereden çıktı?

Kitap tamamen benim projem. Küçüklüğümden beri Japon çizgi film karakterlerine benzetildiğim için kafamda hep böyle bir karakter yaratmak vardı. Sonrasında ise bu karakteri çocuklarla önce kitap olarak buluşturmanın daha doğru olduğuna karar verdik ve her türlü detayıyla bizzat kendim ilgilendim.

Nasıl tepkiler aldınız?

Açıkçası fikrimi açıkladığımda da hiç olumsuz tepki almadım; çevrem, başta ailem olmak üzere beni hep desteklediler. Kitabı okuyan çocuklar ve ailelerinden aldığım tüm güzel yorumlar da benim için büyük önem taşıyor.

İlkokul çağındakilere hitap eden bir proje bu. Profesyonel olma yolunda yavaş yavaş ilerleyenlere de bir çalışma var olacak mı?

İlkokul çocukların eğitim sürecindeki ilk adımları dolayısı ile hem eğitim, hem de spor anlamında bu yaşlarda bazı temelleri oturtmak gerekiyor. Elbette çok daha küçük yaşlardan başlamak da ayrıca önemli… Ancak günümüzde en büyük handikap yoğun eğitim sırasında spora nasıl zaman bulacağım görüşü dolayısı ile de çocukların eğitimleri sırasında ikisinden birini seçmek zorunda bırakılması…

Halbuki ülkemizde hem eğitimini başarıyla tamamlayan, hem de profesyonel anlamda ülkemizi spor dünyasında gururla temsil eden bir çok sporcumuz var. Benim hikayem de bunlardan biri… Başta çocuklar daha sonrasında da aileleri olmak üzere bunun mümkün olabileceğini kendi hikayem üzerinden pratik öneriler ve keyifli yaklaşımlarla sunuyoruz.

Bu kitabımızın bir de daha küçük yaştakiler için olan versiyonu var; daha çok resim odaklı, ailelerinin onlara okuyabileceği, çocukların da keyifli bakarak, gördüklerinden anlam çıkararak, keyif alabilecekleri… Şimdi hızla onun üzerinde çalışmaya devam ediyoruz. Bu serinin devamı gelecek tabii ki… ☺

Kitap için “uzun süredir hayalini kurduğum” demişsiniz. Ne zamandan beri bu hayaliniz var?

Çok eskiden beri bu hayalim vardı az önce de belirttiğim gibi tabii bu hayalim zamanla çocuklara da ilham verecek bir şekilde kitap serisine dönüştü.

Kitabı ilk elinize aldığınızda neler hissettiniz. Her hangi bir müsabaka zaferiyle kıyaslanabilecek bir duygu muydu?

İnanın bu duyguyu tarif edemem; uzun zamandır hayalini kurduğunuz bir proje… Tüm detaylarıyla emek emek uğraştığınız ve bu şekilde başka hayatlara da dokunacağınız bir çalışma; üstelik bunun da serinin ilk kitabı olduğunu düşünürsek tarifi mümkün olmayan inanılmaz duygular yaşadım kitabı ilk gördüğümde… Müsabakaların her biri benim ayrı bir heyecan, ayrı bir gurur kaynağı… İkisi de çok farklı deneyimler, çok farklı mutluluklar…

Çocukluk arkadaşlarınızı isimlerini hatırlamak kolay oldu mu?

Bu hikayede birebir isimler üzerinden gitmedik ama o günden beri hiç kopmamış çok güzel dostluklarım ve arkadaşlarım olduğunu, dolayısı ile de isimlerini unutmadığımı söyleyebilirim. Ayrıca kitapta bir tek gerçek kişiden bahsettik o da arkadaşım Nesve Büyükbayram ama kitapta adı Neşe’ye dönüştü.

Bu bir seri ve planlanan nedir. Yenisi ne zaman gelecek?

Evet bu seriyi ilkokulla başlattık, eğitim kariyerimi tamamlayıp tamamen profesyonel yaşama girdiğim ana kadar da devam ettirmeyi planlıyoruz. Serinin ilki olan Naz’dan Spora Pas – 3, 2, 1 Başla! daha çok yeni çıktı. Dolayısı ile öncelikle bu gözbebeğimizle ilgili çalışmalarımıza devam edecek, daha küçük yaştaki çocuklar için olan versiyonunu da en kısa süreçte tamamlayacağız. Serinin diğer kitapları da bununla beraber raflarda yerlerini alacak şekilde tamamlanacak.

Eczacıbaşı Spor Kulübü’nün gecesine gittiniz eşinle birlikte. Siz Vakıfbank’ta oynuyorsunuz. Biraz bize geceyi anlatır mısın?

Ben voleybola Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde başladım. 15 yaşında A Takıma çıktım ve oynadığım 9 yıl boyunca birçok şampiyonluk ve mutluluk yaşadım Eczacıbaşı’nda… Spor camiasında vefa kavramı çok gördüğümüz bir olay değil. 50 yıl boyunca formalarını terletmiş tüm sporcularını böyle özel bir gecede topladıkları bir organizasyon düzenlemeleri ve bunların içinde su an aktif olarak oynayıp, kendilerine rakip olan sporcularını da katmaları sporun güzel yüzünü gösterdi bizlere… Şu anda Vakıfbank’ta oynayıp rakipleri olmama rağmen alt yapılarından yetişmiş birçok sporcudan biriyim. O yüzden zamanında evim olmuş bir yerin davetine giderken hiç rahat rahat gidiyorum diye düşünmedim…

Son soru: Yorucu bir programınız var. Naz Aydemir kitaptaki küçük Naz gibi koşmayı, çalışmayı hala çok seviyor mu?

Yeni bir sezona aynı hızla, bıraktığımız yoğunlukla başladık. Bir taraftan antrenmanlarımız, bir taraftan da maçlar… Elbette hedefimiz her zaman daha iyisi; daha çok galibiyet ve zafer kazanarak kulübümüz ve ülkemizi gururla temsil edebilmek… Naz aynen sizin de dediğiniz gibi çocukluğundan beri hiç durmadan çalışmayı, koşmayı hala seviyor ve karakterim itibariyle de bu hep böyle devam edecek. Kazanmak istiyorsanız çalışmaya devam etmek zorundasınız, durursanız rakipleriniz sizi geçer.

Durmayı hiç sevmeyen, üretmekten keyif alan ve ürettikçe mutlu olan, bu mutluluğu da insanlarla paylaşmaya önem veren bir yapım var. Sadece bir konuda değil, hayata dair her konuda maksimumda faydalı işlere imza atmayı çok önemsiyorum. Yeni sezon hedefleri de her zaman olduğu gibi yarıştığımız her kulvarda altın madalya… Vakıfbank gibi büyük bir kulübün başka bir hedefe sahip olması mümkün değil.

Yorum Yazın

Exit mobile version